İzmir
SON DAKİKA

Şanlı destanın 104. gurur yılı: 30 Ağustos Zafer Bayramı'na dair bilinmeyenler

26 Ağustos 1922’de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasında 26 Ağustos 1922’de başlayan ve 30 Ağustos Zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 104. yılı kutlanıyor. Türk ordusunun, tarihin en büyük kahramanlık…

İsam Akgül İsam Akgül
30 Ağustos 2026 2 sa önce 5 okuma dk okuma
Şanlı destanın 104. gurur yılı: 30 Ağustos Zafer Bayramı'na dair bilinmeyenler
Şanlı destanın 104. gurur yılı: 30 Ağustos Zafer Bayramı'na dair bilinmeyenler

26 Ağustos 1922’de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasında 26 Ağustos 1922’de başlayan ve 30 Ağustos Zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 104. yılı kutlanıyor. Türk ordusunun, tarihin en büyük kahramanlık destanlarından birini yazdığı şanlı zaferin bilinmeyen detayları ve kutlama porgramı haberimizde... Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.

30 Ağustos Zafer Bayramı, Kurtuluş Savaşı’nın sonucu belirleyen Büyük Taarruz’un son günü yapılan Başkumandanlık Meydan Savaşı’nın (30 Ağustos 1922) yıldönümlerinde kutlanan ulusal bayramdır.30 Ağustos Zaferi ilk olarak 30 Ağustos 1923’te Ankara Afyon ve İzmir’de şenlikler düzenlenerek kutlanmıştır. 1935’te çıkarılan bir yasayla Zafer Bayramı olarak kabul edilmiştir.

Türk Milleti açısından, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın önemi dikkat edilecek ve incelenecek kadar büyüktür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramı olan Zafer Bayramı, her sene 30 Ağustos günü bütün ülkede kutlanır. Büyük bayram, 26 Ağustos 1922 yılında başlayıp 30 Ağustos 1922 tarihine kadar Dumlupınar’da devam eden ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde zaferle sonuçlanan Büyük Taaruz’u (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) anmak için kutlanmaktadır. İşgal devletleri ülke topraklarını daha geç terk etse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarımızın alındığı günü temsil etmektedir.

Büyük Taarruz, Kütahya, Dumlupınar civarında Türk ve Yunan askerleri arasında yapılmış olup, tam tarih olarak 30 Ağustos'da gerçekleşmiştir. Öncesinde Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonucu olarak Yunanlılar İngilizlerden yardım talebinde bulunmuş ancak bu talepleri reddedilmiştir fakat yardım talepleri reddedilmesine rağmen mevcut hükümetin de baskılarıyla Anadolu'da kalmaya devam etmiş, Türkiye topraklarından çekilmemişlerdir.

YUNANİSTAN LOJİSTİK ALANDA KENDİNİ ÜSTÜN GÖRÜNCE Türkiye, İngiltere ile ortak bir yol bulamayacağını anladığında taarruza geçme kararı almıştır. Daha sonrasında seferberlik ilan edilmiş, eksiklik olduğu düşünülen bölgelere askerler yerleştirilmiştir. Bu esnada Yunan Ordusu da herhangi bir taarruz ihtimaline karşılık Türk Ordusu'na üstünlük sağlayabilmek adına birçok kamyon, uçak ve otomobil tahsis etmiştir ki bu onlara Türk Ordusuna karşı fazlasıyla keşif ve lojistik açısından üstünlük sağlamıştır. Bu şekilde açık arazide karşı tarafa göre çok daha başarılı olabileceklerini, karşı tarafın oluşturabileceği herhangi bir sığınak ya da benzeri bir alanı kolaylıkla teşhis edebileceklerini düşünüyorlardı.

Ancak Yunanistan'ın bilmediği, Mustafa Kemal Atatürk'ün gizli planı. Her ne kadar lojistik ve askeri sevkiyat konusunda Türkiye'den üstün olsa da Yunanistan, Strateji dahisi Atatürk'ün güney ve kuzey tarafından gelmesini hesaplayamaması olmuştur. Bir anda başlayan taarruzda, Yunanistan, askeri lojistik ekipmanlarını bırakmamıştır sadece. Ölen Yunan askerleri de Türkiye'de bırakarak kaçmıştır. Nutuk'ta Mustafa Kemal Atatürk, bunun utancını dile getirmektedir.

Yrd. Doç. Dr. Emin Elmacı'ya göre Yahudiler, Yunanlıları değil, Türkleri destekledi. Emin Elmacı "Genel tablo olarak baktığımızda Kurtuluş Savaşı’nda en azından hiçbir şeye karışmadıklarını hatta birçoğunun bizi desteklediğini biliyoruz. Hatta “Osmanlı’da Yahudiler” isimli kitapta da bu durum anlatılmıştır. Bir örnek vermek gerekirse Yunan Kralı Ağustos ayında İzmir’e geldiğinde İzmir Yahudi Cemaati Başkanı’nı yanına çağırıp destek istiyor. Karşılığında, “Rumlardansa Türkleri tercih ederiz” yanıtını alıyor." açıklamasında bulundu. RUMLAR NEDEN TÜRKLERİN YANINDA YER ALMAK İSTEDİ? Emin Elmacı bu soruya şu şekilde cevap veriyor: Bir kere Yunan ordusu, Türk taarruzu sonrasında panik halinde geri çekilirken geride bıraktığı her şeyi yakıyor. Bakın Manisa’da bulunan 15 bin evden 10 bini yakılıyor. Hem de dipçiklerle, süngülerle insanlar evlerine sokulduktan sonra yakılıyor. Aydın’da da böyle durumlar meydana geliyor. İzmir’e gelindiğinde Yunan askerleri gemilere binip kaçıyor ama bir de yerli Rumlar var. Onlar ise Türk halkından kaçıyor. Çünkü işgal sırasındaki mezalimden dolayı halkta bir kin var. Tabii sonunda Türk ordusuna sığınıyorlar. Hatta bir kısmı Denizli tarafına gönderilir. Dönemin Fransız belgelerinde, “Türk ordusu çok düzenli” ibaresi geçiyor. SEFERBERLİK DÖNEMİNDE "MADDİYAT" NASIL AŞILDI?

Emin Elmacı, bu durumun çok kolay olmadığını dile getirdi. Zafer Bayramı'nını kutlamak için çilenin her halini yaşadığımızı dile getiren Emin Elmacı "Bir kere batı karşıtı Rusya’dan gelen bariz yardım var. Sakarya Savaşı sonrasında Fransızlar Anadolu’yu terk edince onların bıraktığı silahlar bize kalıyor. Kafkaslarda Kazım Karabekir denetimindeki orduya ait silah ve mühimmat batıya taşınıyor. Ayrıca İtalyanlarla da anlaşılıyor ve onların silahları da yine bize kalıyor. Mühimmatların çapları bile küçük atölyelerde değiştiriliyor. Bu da bize malzemelerin ne kadar titiz kullanıldığını gösteriyor. Sakarya Savaşı sonrası çok fazla uçağımız yoktur ve kanatları da yırtıktır. Balmumuyla sertleştirilip kolayla yapıştırılan bez kanatları vardır bu uçakların. Pilotlar her havalanmalarında geri dönmeme bilinciyle uçarlar." sözlerini söyledi. ŞANLI DESTANIN 104. YILI Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 15 gemiyle “İstanbul Boğaz Geçişi” ve 30 gemiyle 30 liman ziyareti yapılacağını açıkladı. Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, “30 Ağustos 2026 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 15 gemi ile İstanbul Boğaz Geçişi icra edilecek. Ayrıca 30 gemi ile 30 liman ziyareti icra edilecek ve gemilerimiz 10.00-17.00 saatlerinde halkımızın ziyaretine açılacak. Bu büyük gurura ortak olmak üzere tüm halkımızı gemilerimize bekliyoruz” denildi. Paylaşımda, hangi gemilerin hangi limanları ziyaret edeceğine ilişkin görsel de yer aldı.

Buna göre ziyaret gerçekleştirecek 30 gemi ile limanlar şöyle: “TCG Türkeli - Sürmene, TCG Yıldırım - Trabzon, TCG Kilimli - Sinop, TCG Preveze - Karadeniz Ereğli, TCG Oruçreis - Dolmabahçe, TCG Akçakoca - İğneada, TCG Doğan - İzmit, TCG Tuzla - Yalova, TCG Enez - Tekirdağ, TCG Ayvalık - Erdek, TCG Gurbet - Çanakkale, TCG Karabiga - Gökçeada, TCG Poyraz - Bozcaada, TCG Rüzgar - Foça, TCG Mızrak - İzmir, TCG Karşıyaka - İzmir/Karşıyaka, TCG Kalkan - Çeşme, TCG Yıldız - Kuşadası, TCG Kaş - Didim, TCG Zıpkın - Bodrum, TCG Bora - Marmaris, TCG Çanakkale - Fethiye, TCG Köyceğiz - Kaş, TCG Gür - Antalya, TCG Gaziantep - Alanya, TCG Bafra - Mersin, TCG İmbat - Anamur, TCG Kdz. Ereğli - Girne, TCG Meltem - Gazimağusa ve TCG Karpaz - İskenderun.” Saat 09.30 ile 11.30 arasında 15 gemiyle gerçekleştirilecek İstanbul Boğaz geçişi kapsamında ise gemilerin 09.30’da Rumeli Feneri, 10.49’da Beşiktaş ve 11.06’da Kız Kulesi güzergâhında seyir halinde olması planlanıyor.

Bu haberi paylaş
İlgili Haberler
Link kopyalandı!